SON DAKİKA Yeni

TEMMUZDA 12 ÇOCUK İŞÇİ İŞ CİNAYETLERİNDE YAŞAMINI YİTİRDİ: ÇOCUKLARIN YERİ OKULLARDIR-15.08.2026-YENİ GÜN

NURCAN ETİK/YENİGÜN İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği (İSİG) Meclisi 2026 Temmuz İş Cinayetleri Raporu’nu yayımladı. Rapora göre temmuz ayında en az 214 işçi iş cinayetlerinde yaşamını yitirdi. En çok ölüm tarım, inşaat, taşımacılık ve deniz/gemi işkolunda meydana geldi. Temmuz’da çocuklar ve kadınlar en çok tarım sektöründe yaşamını yitirirken, Eğitim-İş İzmir 1 Nolu Şube Başkanı Özgür Şen, “Çocuklar neden okulda değil de tarlada, fabrikada, inşaatta, otelde ve taşımacılık sektöründe çalışıyor?” diye sordu. İSİG Meclisi’nin önümüzdeki dönem mücadelesinin temel başlıklarından birini “Çocuk İşçiliği ile Mücadele” olarak belirlemesini son derece önemli bulduklarını belirten Şen, eğitim sendikalarının çocukların okuldan koparılıp ucuz işgücüne dönüştürülmesine karşı açık ve güçlü bir mücadele yürütmesi gerektiğinin altını çizdi. Çocuk ve kadınların ucuz iş gücü olarak görüldüğünü ve bu nedenle tarımda yoğun çalıştırıldığını belirten Tarım-Sen Genel Başkanı Umut Kocagöz ise, “Gerçek önlemler alınmadığı sürece ölümler bitmeyecek” dedi.

“Toplumsal cinayet”

Eğitim-İş İzmir 1 Nolu Şube Başkanı Özgür Şen, temmuz ayında en az 14 yaş ve altı 4, 15-17 yaş arası 8 olmak üzere 12 çocuğun çalışırken yaşamını yitirmesinin artık rakamlarla ifade edilemeyecek kadar ağır bir tabloyla karşı karşıya olduğumuzu gösterdiğini belirtti. “Çocuk işçiliğini yalnızca ekonomik bir sorun olarak görmek büyük bir yanılgıdır” diyen Şen, “Çocuk işçiliği; yoksulluğun, eğitim hakkından mahrum bırakmanın ve emeğin değersizleştirilmesinin aynı anda ürettiği çok ağır bir toplumsal sonuçtur” dedi. “Çocuklar neden okulda değil de tarlada, fabrikada, inşaatta, otelde ve taşımacılık sektöründe çalışıyor?” diye soran Şen, “Çünkü çocuklarımızın eğitim hakkı giderek piyasaya terk ediliyor. Yoksul ailelerin çocukları eğitim yoluyla toplumsal eşitliğe ulaşmak yerine, erken yaşta ucuz işgücüne dönüştürülüyor. Çocuk işçiliği, sermaye açısından ucuz ve örgütsüz emek anlamına gelirken çocuk açısından kaybedilmiş bir çocukluk, yarım bırakılmış bir eğitim ve kimi zaman da hayatını kaybetmek anlamına geliyor” dedi. Şen, bir çocuğun çalışırken ölmesinin kader değil iş cinayeti olduğunun altını çizerken, “İş cinayetleri çocuklar söz konusu olduğunda daha da ağır bir toplumsal cinayettir” ifadelerini kullandı. “Bugün MESEM gibi modellerin nasıl uygulandığına da bu gerçeklik üzerinden bakmak zorundayız” diyen Şen, “Mesleki eğitim elbette değerlidir; ancak eğitim adı altında çocukların ve gençlerin işyerlerinde ucuz işgücü olarak kullanılması kabul edilemez. Eğitim ile sömürü arasındaki çizgi ortadan kaldırılırsa orada mesleki eğitimden değil, çocuk emeğinin sömürülmesinden söz ederiz” dedi.

“Eğitim sendikalarının özel sorumluluğu var”

İSİG Meclisi’nin önümüzdeki dönem mücadelesinin temel başlıklarından birini “Çocuk İşçiliği ile Mücadele” olarak belirlemesini son derece önemli bulduklarını belirten Şen, “Çünkü çocuk işçiliğiyle mücadele yalnızca işyerlerinde denetim yapılmasıyla çözülebilecek bir mesele değildir. Bu mücadele; eğitim hakkını, kamusal eğitimi, çocuk yoksulluğunu, MESEM uygulamalarını, okul terklerini ve çocukların güvenli bir geleceğe erişme hakkını birlikte ele almak zorundadır” dedi. Öte yandan “Bir çocuğun okulda olması gerekirken fabrikada çalışması ne kadar kabul edilemezse, saatlerini sanal dünyanın bağımlılığı içinde geçirmesi, kumarın ağına düşmesi, uyuşturucuyla tanışması, şiddetin hedefi veya çetelerin parçası haline gelmesi de o kadar kabul edilemezdir” diyen Şen, “Eğitim sendikalarının burada çok özel bir sorumluluğu vardır. Çünkü bizler çocukların yalnızca dersine giren öğretmenler değil, onların geleceğine sahip çıkan eğitim emekçileriyiz” ifadelerini kullandı. Eğitim sendikalarının, çocukların okuldan koparılıp ucuz işgücüne dönüştürülmesine karşı açık ve güçlü bir mücadele yürütmesi gerektiğinin altını çizen Şen, “Çocukların eğitim hakkını savunmak, aslında onların yaşam hakkını savunmaktır. Bir çocuğun okula devam etmesini sağlamak, onu yalnızca bugünün iş cinayetlerinden değil, yarının güvencesiz ve sömürüye dayalı çalışma düzeninden de korumaktır” dedi. Tüm bu nedenlerle çocukları korumanın yolunun, okulları güçlendirmekten geçtiğini ifade eden Şen, “Parasız, laik, bilimsel, nitelikli ve kamusal eğitim; çocuk yoksulluğuna karşı sosyal politikalar, okullarda psikolojik danışmanlık ve rehberlik hizmetlerinin güçlendirilmesi; çocukların sanata, spora ve kültürel faaliyetlere ücretsiz erişebilmesi artık bir tercih değil zorunluluktur. Biz çocukların ellerinde kaynak makinesi değil kalem, şantiyede baret değil okul çantası görmek istiyoruz. Çocukların yeri tarlalar, fabrikalar ve şantiyeler değil; okullarıdır” açıklamalarında bulundu.

“Gerçek önlemler alınmadan ölümler bitmeyecek”

Öte yandan İSİG Meclisi’nin temmuz verilerine göre özellikle çocuk ve kadın işçilerin en çok yaşamını yitirdiği alanın tarım sektörü olduğu görüldü. Çocuk ve kadınların ucuz iş gücü olarak görüldüğünü ve bu nedenle tarımda yoğun çalıştırıldığını belirten Tarım-Sen Genel Başkanı Umut Kocagöz, bu durumun ölümler içinde çocuk ve kadınların sayısının fazla olması sonucunu getirdiğini ifade etti. Özellikle yaz aylarının başlamasıyla birlikte tarım işçilerinin; yollarda trafik kazası geçirerek, serinlemek için girdikleri sularda boğularak, kene ısırması nedeniyle hastalanarak, tarlalarda sıcaklık sonucu kalp krizi vb. rahatsızlıklar geçirerek ve daha birçok sebepten hayatlarını kaybettiğini hatırlatan Kocagöz, “Neredeyse her gün tarım işçilerinin ölüm haberlerini alıyoruz. Gerçek önlemler alınmadığı sürece bu konuda ölümlerin devam edeceğini de görüyoruz” dedi. Söz konusu ölümlerin önlenebilir ölümler olduğunun altını bir kez daha çizen Kocagöz, “Bu nedenle bu ölümler bir iş cinayetidir” ifadelerini kullandı.

“Çalışma saatleri iklim koşullarına göre düzenlenmeli”

“Tarım işçileri bir yandan düşük ücretlere, sigortasız, güvencesiz, işçi sağlığı ve iş güvenliği önlemlerinin alınmadığı biçimde çalışıyor” diyen Kocagöz, “Diğer yandan yoksulluk, yoksunluk ve gerekli önlemlerin alınmaması bu ölümlerin sebebi olarak karşımıza çıkıyor” dedi. Tarımda kullanılan araçların denetiminin sağlanması, barınma koşullarına dair gerçek önlemlerin alınması, çalışma saatlerinin iklim koşullarına göre düzenlenmesi gerektiğini vurgulayan Kocagöz, “Tüm tarım işçilerinin eksiksiz bir şekilde sigortalı olması sağlanmalıdır” çağrısında bulundu.

KAYNAK: https://www.gazeteyenigun.com.tr/haber/28520422/temmuzda-12-cocuk-isci-is-cinayetlerinde-yasamini-yitirdi-cocuklarin-yeri-okullardir

0 Yorum

    Yorum Yap